#İçimdengeçenler



Karartmaya çalıştıkları her günümüze inat iyi yıllar herkese. Yeni yılda değişen tek şey rakam kimisine göre, ama rakamların gücünü unutuyorlar. O değişen bir rakama sığan o kadar çok hayal, o kadar çok umut var ki.. Umutlarımızı kirletmeyin.. Çevremizdeki çoğu şeyi algılayabilmek, anlayabilmek, ölçebilmek,..vb. için belirli şeylere göre ayırıyoruz, kategorize ediyoruz. Yeryüzünde geçirdiğimiz her günü bir parçaya ait kılıyoruz ve o parçaya "hayat" diyoruz. Yaşadığımız bu hayatta her birimizin farklı ya da ortak amaçları, görüşleri, zevkleri..vb. var. Motivasyonu olan, kendini motive edebilen insanlar için her günün bir değeri var. Günlerinizi birbirinin aynası yaşamayın.. Her gününüzün diğerinden bir farkı olsun, bir şey katsın o 24 saat size.. Böylece her güne güzel bir motivasyonla uyanırsınız, çünkü uyandığınız her yeni gün bir önceki günkü sizden bir şey fazlasınızdır. Bunu başarabilen olsun, başaramayan olsun çoğumuz için bazı günlerin motivasyonu farklıdır. Pazartesiler bunun en basit örneğidir. Ders programı hazırlarız hani uygulamaya pazartesi başlananlardan ; diyet ve spor vardır pazartesilerin vazgeçilmez başlangıçları.. İşte bunun gibi basit bir itici güç olarak kullanırız bu başlangıçları.. Yeni yıl da bize hiç yaşamadığımız, yaşanılmayı bekleyen, 365 yeni gün getirir. Bunun mutluluğunu sevdiklerimizle paylaşarak yaşarız. Hedefler koyarız kendimize; benim de hedeflerim var. Hatta ilk adımımı attım bu sabah. Hedeflerimden biri sporu düzene koymak ve daha çok koşmak. Bugün yılın ilk sabah yürüyüşünü yaptım. Hava soğukluğunu bahane edebilirdim önceki günler gibi ama kendime verdiğim sözler için kalktım, hazırlandım ve çıktım dışarı. Attığım her adım, kendim içindi. Hayallerim için bir tur koştum hatta.. Bugün yürümek istiyordum. Yürüyüp o anın tadını çıkarmak, özlemiştim çünkü orada yürümeyi, ağaçların yanından geçerken kuşların cıvıltılarını dinlemeyi, esen rüzgarın saçlarımın arasından geçişini, güneşin sıcaklığını.. İstanbul beni kendini alıştırsa da, benim büyüdüğüm bir yer var.. Duyduğunuz bir ses, anılarınızı çağrıştırır ya.. İstanbul'da bunu o kadar çok yaşadım ki.. O kadar çok özledim ki.. Gecenin sesi, sabahın kokusu, kuşların cıvıltısı, denizin mavisi,.. bir koku,bir ses,bir tat.. Farkında olmadan o kadar çok şeye bağlanıyoruz ki.. Mutluluğu, tatlı bir huzuru çağrıştırıyor bana hep yukarıda yazdıklarım.. Bir şey daha nasıl unuturum.. Yıldızlar.. Yıldızları izlemek.. Yıldızları izlemeyi çok seviyorum.. Bu gece mutlu olmak için bir nedenim daha oldu yıldızları izleyeceğim.. Mutluluk.. Mutlu olmakta bir farkındalığa tercihe dayanıyor. Mutluluk her yer de var, sadece görmek istediğinizde bunu fark ediyoruz... Bunun için yürürken her yere bakmayı, incelemeyi çok severim.. Evet bazen baktığımız her yer de sadece mutluluk olmuyor ama siz yine de mutluluğa hayatınızda her zaman yer verin,   hayat sadece toz pembe olmadığı gibi, kahverengi de değil.. Her renk var, herkesin kendi renkleri var hatta.. Kendi içimizde gökkuşaklarımız var.. Gökkuşakları ve renkleri de çok seviyorum.. Her bitirip okuduğumda bir cümle daha ekledim. Kendi kendime dolaşıyorum düşüncelerim arasında, normalde günlüğüme yazardım ama bugün buradan yazmak istedim..
  Burası benim ikinci dünyam ve burada sadece mutluluk ve ilham paylaşmak istiyorum sizlerle.. Coca cola nın sevdiğim eski bir reklam müziğinden bir cümle ile bitirmek istiyorum bu yazıyı; aslında yılbaşı için hazırladığım projelerden bahsedecektim ama kelimeler saçıldı parmaklarımdan, konudan konuya takıldım ben de içimdeki rüzgarın peşinden..

"Her yeni yıl senin için yeni bir umut bir arada artar mutluluk el ele, artar mutluluk"

Herkesin el ele verdiği, birlik içinde; yaptığımız icatların, katettiğimiz yolların, eğitimin,sanatın,tarihin,bilimin, yüz güldüren güzel haberlerin olduğu barış dolu gelişen, ilerleyen bir ülke dileğiyle..



Yorumlar

Popüler Yayınlar